Josep Borrell: "AB'de her ülke Türkiye'ye yaptırım istiyor diyemem"

Josep Borrell: "AB'de her ülke Türkiye'ye yaptırım istiyor diyemem"

Josep Borrell: "AB'de her ülke Türkiye'ye yaptırım istiyor diyemem"

Borrell, gelecek hafta yapılacak AB zirvesi öncesinde Doğu Akdeniz'de yaşanan gerilimle ilgili Türkiye ile ilişkilerde "önemli bir iyileşme" olmadığını söyledi.

AB üyesi Devlet ve Hükümet Başkanlarının Türkiye'ye yaptırım konusunu değerlendireceğini söyleyen Borrell, bu konuda bazı ülkelerin isteksiz olduğunu kaydetti.

Borrell, Türkiye ve Rusya'nın son dönemde özellikle Akdeniz, Suriye ve Kafkaslar'daki etkisini arttırdığına dikkat çekti.

Yüksek Temsilci, Biden döneminde ABD-AB ilişkilerin geleceği, İran ile nükleer anlaşma, Çin'in Uygurlar politikası, İsrail-Filistin sorunu gibi konuları da değerlendirdi.

Ana Lazaro Bosch, Euronews: “Avrupa Birliği'nin dış politikasında birçok açık cephesi var: Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkilerin yeniden kurulmasından Çin ile oyunun kurallarının belirlenmesine, Türkiye gibi komşu bir ülkenin meydan okumasına kadar.Tam olarak on yıl önce, Avrupa Dış İlişkiler Servisi tek bir hedefle oluşturuldu: Avrupa'nın dünyada daha fazla ağırlık taşımasını ve tek sesle konuşmasını sağlamak. Ve bu ses şu anda Avrupa diplomasisinin başı Josep Borrell tarafından temsil ediliyor.

AB Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, bize katıldığınız için teşekkür ederiz. Tek bir sesle konuşmanın hiç de kolay olmadığını anlıyorum. Çünkü çok sık farklı bakış açılarına sahip 27 üye var ve hepsinden önemlisi tek bir ülke, bir kararı veto edebilir. Avrupa Birliği'nin bir noktada 27 ülkenin bu kakofonisinden kaçınabileceğini düşünüyor musunuz?”


Josep Borrell, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi: “Tek sesle konuşmak bana fazla “hırslı” geliyor. İyi ayarlanmış bir koro olsaydık memnun olurdum, çünkü önemli olan tek bir sesin olması değil, her birinin kendi tonuna sahip olmasına rağmen tüm seslerin aynı notayı takip etmesi.”

Euronews:“Bu küçük korodan bahsettiğinizde, bu, nitelikli çoğunluk oyuna geçmekten yana olacağınız anlamına mı geliyor? Bu, hangi alanlarda olacak? Toplamda mı yoksa sadece bazılarında mı?”

Josep Borrell: “Benim için sadece dış politikada değil, maliye politikasında da. Artık bütçelerdeki mali uyumun da oybirliğiyle onaylanması gerekiyor. Sonuç olarak, herkesi mutlu etmek için yapılması gereken değişimleri ve dengeleri hayal edebilirsiniz.”

Euronews: “Peki ya dış politika açısından?”

Josep Borrell: “Dış politika açısından, kabul etmezlerse kimsenin savaş ilan etmeyeceğinin farkındayım. Neyse ki, yine de savaş ilan etmiyoruz. Temelde barışa yardımcı olacak görevlere veya uluslararası yasaları ihlal edenlere yaptırım uygulamaya karar veriyoruz. Bu nedenle, bunu yapmak o kadar zor olmamalı. Oybirliğiyle olması gerekli değil. Ve bu şekilde, bazen hiçbir sonuca varmayan aylarca süren tartışmalardan kaçınmış oluruz.”

Euronews: “Tam olarak bir yıldır bu konumdasınız ve sık sık stratejik özerklikten bahsettiniz. Avrupa için önemli olduğunu söylüyorsunuz. Bu stratejik özerklik nelerden oluşmalı?”

Josep Borrell: “Gerektiğinde tek başına hareket etme yeteneği. Özerkliğin tam tersi nedir? Bağımlılık, değil mi? Biri ya özerktir ya da bağımlıdır. Bağımlı olmak isteyen var mı? Ben öyle düşünmüyorum. Avrupa gibi bir siyasi oluşum bağımlı olmayı değil, özerk olmayı hedeflemeli.”

Euronews:“Belirli bir şeyden bahsedelim, çünkü bu stratejik özerkliğin savunmada pek çok olası yönü var. Örneğin, vatandaşlara daha yakın olmak için, teknolojik özerklik; örneğin 5G ağlarının geliştirilmesi. Bu, Avrupa'nın yakalayabileceği bir şey mi yoksa diğer güçlere güvenmeye devam etmek zorunda kalacak mıyız?”

Josep Borrell: “Bu, ne yaptığımıza bağlı olacak. Otonom olmanın bir bedeli var. Özerk olmak için evden ayrılan genç adam kira ödemek zorunda kalıyor, çünkü artık anne ve babasıyla yaşamıyor. Ancak özerkliğin bir bedeli var. Yetişkinliğe ulaşmak sorumluluk almayı gerektirir ve Avrupa için de aynı şey geçerli. Özerklik, ücretsiz gelmiyor. Askeri açıdan Amerika Birleşik Devletleri'nin koruyucu şemsiyesi altında yaşamak istiyorsanız, kesinlikle daha ucuzdur. Ama aynı zamanda bağımlı olduğunuz da kesindir. Özerk olmayı düşünüyorsanız, kendi masraflarınızı ödemeniz gerekir. Bu teknolojik gelişme açısından doğrudur, çünkü kesinlikle kendi eylem kapasitemizi korumak için yeterince şey yapmıyoruz. Özerklik bu demektir. Çin, sanayi devrimini kaybetmiş ve bir asırlık aşağılanmalara maruz kalmış tarihi deneyime sahip. Ve teknolojik üstünlüğün dünyada temel olduğunu çok iyi biliyor. Her zaman öyleydi, ama şimdi her zamankinden daha fazla. Ve bunu elde etmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Ve şimdiye kadar buna sahip olan bizler, yeniliğe, geliştirmeye yeterince yatırım yapmazsak veya başkalarının bize sağlayacağı teknolojilere güvenirsek, onu kaybetme riskiyle karşı karşıyayız.

Euronews: “Avrupa Birliği ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkilerden bahsedelim. Şimdi Brüksel, Donald Trump yönetimindeki dört yıllık kargaşanın ardından Joe Biden'in seçilmesinden sonra büyük umutlara sahip. Ve tam da bu konuda, koordineli bir şekilde çalışmak için ABD’ye sunmak istediğiniz bir belge hazırlıyorsunuz. Bu belgenin temel noktası nedir?”

Josep Borrell: “Buradaki nokta, çok taraflılığı bir kez daha uluslararası siyasete yön veren araç haline getirmek istiyoruz.”

Euronews: “Amerika Birleşik Devletleri ile iklim değişikliği gibi, üzerinde anlaşmanın daha kolay olacağı bazı konuların varlığını düşünübilirim. Ancak yaşadığımız gümrük vergisi savaşı göz önüne alındığında ticaret gibi daha zor olan diğer konular da var. Korumacılığın burada kalıcı olduğunu düşünüyor musunuz?”

Josep Borrell: “Henüz tam olarak gelmedi. Şu anda sahip olduğumuz şey korumacılık değil. Hayır, korumacılık çok daha ileri gidebilir.”

Euronews: “Ama ABD'de sinyalleri gördük...”

Josep Borrell: “Ama çok başarılı olamadı. Çünkü Trump'ın Çin ile başlattığı tüm ticaret savaşı, Çin ile artan ticaret açığını azaltamadı. Hedef ticaret açığını azaltmaksa, başarılı olamaz. Bu da, bazılarının inandığı kadar basit olmadığı anlamına geliyor ve kim "Ticaret açığım var, vergileri yükselteceğim ' derse, bu doğru değil. Hayır, çünkü bu tepkilere neden olur ve farklı tarafların reaksiyonları onların geri tepmesine neden olabilir.”

Euronews: “Ama ABD her halükarda değişti...”

Josep Borrell: “Amerikan toplumunda derin, yapısal değişikliklerin meydana gelmediğini düşünmek yanlış olur; Trump, bunu hızlandırıcısı, katalizörü veya sonucu olabilir, nedeni olmasına gerek yok. Ancak stratejik özerkliğe geri dönecek olursak, kendimizi Trump'a dayandırmamız gerektiğini sanmıyorum. Bunu Trump'tan önce zaten söylemiştik ve daha sonra da söylemeye devam etmeliyiz.”

Yorumlar (0)
10°
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 25 54
2. Beşiktaş 25 54
3. Fenerbahçe 25 51
4. Trabzonspor 25 48
5. Hatayspor 26 45
6. Alanyaspor 26 42
7. Gaziantep FK 26 40
8. Karagümrük 26 40
9. Antalyaspor 26 34
10. Göztepe 25 32
11. Sivasspor 25 32
12. Konyaspor 25 31
13. Malatyaspor 26 31
14. Kasımpaşa 25 29
15. Rizespor 26 28
16. Kayserispor 25 25
17. Erzurumspor 25 25
18. Başakşehir 26 25
19. Denizlispor 26 21
20. Gençlerbirliği 25 21
21. Ankaragücü 25 20
Takımlar O P
1. Giresunspor 23 53
2. Samsunspor 23 49
3. Altınordu 24 44
4. İstanbulspor 23 43
5. Adana Demirspor 23 39
6. Ankara Keçiörengücü 23 38
7. Altay 23 38
8. Tuzlaspor 23 38
9. Bandırmaspor 23 31
10. Bursaspor 23 31
11. Ümraniye 24 31
12. Adanaspor 23 26
13. Menemenspor 23 26
14. Balıkesirspor 23 24
15. Boluspor 23 23
16. Akhisar Bld.Spor 23 19
17. Ankaraspor 23 14
18. Eskişehirspor 23 7
Takımlar O P
1. Man City 26 62
2. M. United 25 49
3. Leicester City 25 49
4. West Ham 26 45
5. Chelsea 25 43
6. Liverpool 25 40
7. Everton 24 40
8. Aston Villa 23 36
9. Tottenham 24 36
10. Leeds United 25 35
11. Arsenal 25 34
12. Wolverhampton 25 33
13. Crystal Palace 25 32
14. Southampton 25 30
15. Burnley 25 28
16. Brighton 25 26
17. Newcastle 25 25
18. Fulham 25 22
19. West Bromwich 25 14
20. Sheffield United 25 11
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 23 55
2. Real Madrid 24 52
3. Barcelona 24 50
4. Sevilla 23 48
5. Real Sociedad 24 41
6. Villarreal 24 37
7. Real Betis 24 36
8. Levante 25 32
9. Athletic Bilbao 24 30
10. Granada 24 30
11. Celta de Vigo 24 29
12. Valencia 24 27
13. Osasuna 24 25
14. Cádiz 24 25
15. Getafe 24 24
16. Eibar 25 22
17. Deportivo Alaves 24 22
18. Real Valladolid 24 21
19. Elche 23 21
20. Huesca 25 20
google.com, pub-1215045433824521, DIRECT, f08c47fec0942fa0