Perinçek Barzani'nin ajansına konuştu: "Öcalan yakında çıkıp silahları bırakın diyebilir!"

Perinçek Barzani'nin ajansına konuştu: "Öcalan yakında çıkıp silahları bırakın diyebilir

Görüş 16.04.2021, 07:52 TDH Türk Haber
Perinçek Barzani'nin ajansına konuştu: "Öcalan yakında çıkıp silahları bırakın diyebilir!"

Perinçek Barzani'nin ajansına konuştu: "Öcalan yakında çıkıp silahları bırakın diyebilir!"

Vatan Partisi Genel Bakanı Doğu Perinçek, Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Barzani’ye yakın Rudaw’a dikkat çeken bir röportaj verdi.

Perinçek röportajda, “Öcalan dışarıda olsaydı ne değişirdi, kanatiniz nedir” sorusuna verdiği yanıtta 

“Onun yapabileceği birşey yok ki. Ama bundan sonra ne olur, şunu da bekliyorum, bir müddet sonra Öcalan Türk devletinin, MİT’in emriyle çıkıp silahları bırakın da der. Dedirtirler ona yani” ifadelerini kullandı.

Rudaw’dan Rawin Sterk’e konuşan Perinçek’in röportajda verdiği yanıtlar özetle şöyle:

Rudaw: İlk olarak kişisel bir meraktan duyduğum bir sorudan başlamak istiyorum. Binanıza girdiğimiz andan itibaren son derece disiplinli ve katı bir atmosfer ve dizaynla karşılaştık. Askeri bir disiplinden bahsetmiyoruz tabi ama hava çok net şekilde katı. Neden böyle?

Doğu Perinçek: Çünkü bizim bir geleneğimiz var. Disiplinsiz bir ortamda hayatat durulamaz. Disiplin bir örgütün en önemli kuvvet kaynağı. Ama sırf disiplin değil, gönüle dayanan, ideolojiya, davaya, hedefe dayanan bir disiplin.

Doğu Perinçek kendisini nasıl bir Türkiye’de hissediyor. Demokrasi, insan hakları, özgürlükler, adalet ve ekonomik bağlamda?

Doğu Perinçek: Zincirlerini Amerika’dan koparmakta olan, Atlantik’ten kopup Asya’ya yerleşmekte olan, dolayısıyla komşularıyla ilişkilerini geliştirmekte olan, dolayısıyla aydınlık ve önü açık bir Türkiye’deyiz.

 “TÜRKİYE BİR ÖZGÜRLEŞME DÖNEMİ YAŞIYOR”

Bütün bunlardan yola çıkarak, dünyanın çoğuyla ilişkiler iyi durumda değil. Ağır bir ekonomik kriz var, dünyadan değişik kuruluş ve örgütlerden Türkiye’ye demokrasi ve basın ve ifade özgürlüğü alanlarıyla ilgili ağır eleştiriler geliyor. İçerideki “demokrasi” fotoğrafında durum nedir sizin açınızdan?

Doğu Perinçek: Tabi Türkiye sancılı bir dönemden geçiyor. Demin de belirttim, yaşadığımız dönemi şöyle tanımlayabiliriz. Atlantik sisteminden kopuyor ve Amerikanın Türkiye üzerindeki gücünün ağırlaştığı bir dönemden geçtik. 2014’ten sonra o dönem bitti. Biz 2014’te Silivri duvarını yıktık ve o bir özgürleşme başlangıcı. Başında da biz vardık. Türkiye olarak FETÖ üzerine yürüdük ve Amerika’nın Türkiye içindeki gladyosunu yerle bir ettik ve onları hapislere tıktık. Türkiye aynı zamanda Amarîkanın piyonu olan PKK’ya karşı da başarılı bir mücadele yürütüyor. Dolayısıyla Türikye Amerika ile dünyada ön cephede silahla savaşan bir ülke. Tabi bu sancılı dönemin problemleri var. Ama özgürlükten bahsederken Amerika gladyosuna, FETÖ’ye özgürük diyorsak onlara özgürlük yok. PKK’ya diyrsak ona da özgürlük yok. DEAŞ’a diyorsak onlara da özgürlük yok. Ama onları tasviye eden Türkiye gerçek özgürlüğüne kavuşuyor, yani Amerikadan kurtuluyor, Amerika zincirlerini kırıyor. O bakımdan bunu bir özgürleşme dönemi olarak görebiliriz.

Ekonomik olarak haklısınız. 41 yıldır Amerika’nın dayattığı ekonomik programın sancıları var. Borca battı Türkiye, Şimdi o borç batağından çıkmayı önümüze koyuyoruz. Bir de dış güvenlik tehditleri var Doğu Akdeniz’den gelen. Amerika’nın Suriye’nin kuzeyinde kurdgu üsler ve oradan gelen tehditler var. Ama Türikye komşularıyla işbirliği yaparak o tehditlerden kurtulacaktır.

“TÜRKİYE’DE ÖZGÜRLÜK AMERİKA’DAN KURTULMAKLA MÜMKÜNDÜR”

Kendinizi demokratik bir Türkiye’de hissediyor musunuz?

Doğu Perinçek: Özgürleşen bir Türkiye’de, Amerika’dan bağımsazlaşan bir Türkiye’de hissediyorum. Ben özgürlüğü Türikye’nin özgürlük meselesinin Amerika’dan kurtulmasıyla mümkün olacağını düşünüyorum. Çünkü arkada kalan dönemde özgürlükleri yok eden 12 mart, 12 Eylül, 15-16 Temmuz darbeleri hep Amerika’dan geldi.Türkiye 1945’ten sonra Amerika’nın denetlediği bir döneme girdi. Dünya çapında özgürlüklere düşman olan ABD idi. Onun için Amerika’dan özgürleşme Türkiye’de bireylerin, insanlarında gözgürleşmesi anlamına gelir. Kürt meselesi açısından ele alırsak, büyük oranda Kürt meselesini biz demokratik haklar açısından çözdük. Yani haksızlıklar, baskı ve eşitsizliklere karşı en önde savaşanlardan biriyim.

“IRAK’TA KÜRTLERİN KENDİ SEÇİMİNE SAYGI DUYUYORUZ”

60'lı yıllar sonrasında gerek siyaseten gerek kurduğunuz medya mecraları itibariyle Kürtlerle yakın temasınız söz konusuydu. Öte yandan Kürtlerin kolektif haklarından da bahsediyordunuz. Hatta bağımsızlık karşıtlığınızdan bahsetmek bile mümkün değildi. Ne değişti dünden bu güne?

Doğu Perinçek: Şu değişti.. Kürt meselesi Amerika meselesine dönüştü. Eskiden Türkiye’de Kürt meselesi Kürtlerin eşitliği, vatandaşlarımız olarak Türkiye’de haklara sahip olmaları, demokratik haklara sahip olmalarıydı. Orada büyük mücadeleler oldu ve biz hep en öndeydik ve büyük başarılar kazandık. Demokratik hakları konusunda bakarsak, gazete çıkarmak, kürtçe yayın yapmak, vatandaşların eşit sayılması konularında büyük kazanımlar sağlandı. Bu gün artık Kürtçe gazete tutmadı ama serbest. Biz Kürdoloji enstitüleri kurulsun diye mücadele ettik ve kuruldu. Ne kaldı geriye, Kürtlerin bağımsız devlet kurmaları kaldı. Bu doğru değil. Neden doğru değil? Çünkü böyle bir girişim, Irak’ın düzenleme ve yasalarına biz hürmet ediyoruz. Orada böyle bir şey oldu ve Kürtlerin kendi seçimine saygı duyuyoruz. Ama bölgede bir Kürt devleti olacak iş değil. Neden, çünkü Türkiye’yi, Suriye’yi Irak’ı, İranı böleceksiniz. Bu bir tek Amerika’nın işine yarar.

“HER ZAMAN KÜRTLERE YAPILAN HAKSIZLIKLARIN KARŞISINDA OLDUM”

Sykes Picot anlaşması ile de Kürtelerin ülkesi bölündü?

Doğu Perinçek: Olay oydu...ama nedir, bir Batı Asya birliği kurarız. Yani Türkiye, İran, Suriye. O batı Asya Birliği içinde bu dört ülkedeki Kürtler de eşit, özgür haklara tam olarak kavuşur. Bu şekilde daha köklü bir çözüm olur. Ama Kürdistan kuralım dediğin zaman, Kürt de ölür, Türk de ölür, Arap da ölür, Farsda ölür ortalık kan revan olur ve bölge halklarından kazançlı çıkan olmaz. Onun için ayrı bir devlet kurmak hem hayal, gerçekleşmesi mümkün değil, bir tek Amerika ile kurulurdu o da yenildi ve gidiyor buradan. Hep beraber yaşamayı öğreneceğiz. Bizim partinin bir sloganı var; Kürt de biziz, Türk de biziz. Hepimiz Türk milletiyiz. Kürt de biziz, öteki değil ama biz bir millet oluşturuyoruz. Kürtler ve Türkler olarak Türkiye’de bir millet oluşturuyoruz. Kaynaşıyoruz ve süreç bu şekilde ilerliyor. Ama Kürtlere etnik kökenleri dolıyısıyla her türlü haksızlığın ve eşitsiçzliğin tam olarak karşısınadyız. Bunu ben hayatıyla ödemiş bir insanım. 14 yıl hapislerde yattım, partim kapatıldı ve kürtlerin hak ve hukukunu savunmada hep en önde oldum. Ve bunu bölge halkı da çok iyi bilir. Bizim Diyarbakır, Batman, Cizre, Silopi, Suruç, Nusaybin’de 90’larda yaptığımız o mitingleri hiçbir zaman başka bir parti başaramamıştır.

“KÜRTLER BİREY OLARAK HAK SAHİBİDİR TOPLULUK OLARAK DEĞİL”

Tarafı olduğunuz haklardan bahsediyorsunuz. Kolektif hakların verilmesinden de yana mısınız?

Doğu Perinçek: Kolektif derken eğer Kürtlerin vatandaş olarak haklarından bahsediyorsanız onun yanındayız ama Kürt diye ayrı bir grup olarak hakları doğru değil.  Kürtler Türk milletinin, Türkiye vatandaşlarının bir parçası ve birey olarak haklara sahipler ama diyelim topluluk olarak ayrı bir hak, onun eşitlikçi bir çözüm olmayacağı kanısındayız. Mesela Irak’ın tercihi ve seçimi ayrı. O doğru bir seçim olabilir ve onu Irak karar verir. Bu gün Türkiye’de diyelim bölgesel bir özerklik falan verdiğinizde bu Kürtlerin yararına olmaz. Çünkü bu onları ikinci sınıf yapar. Onlar bizden değil, onlar başka dediğiniz zaman bütün Türkiye’de eşitlik ve özgürlük konusunda olumsuz sonuçları olur.

“KÜRTLERİN EN İYİ BİLDİĞİ DİL TÜRKÇE’DİR”

Anadilinde eğitim konusu gündeme gelse tavrınız ne olur?

Doğu Perinçek: Vallahi anadilde eğitim konusunu biz Kürt vatandaşlarımıza sorduğumuz zaman onlar şunu söylüyor: Biz çocuklarımızın profesör olmasını, avukat olmasını, komutan, general, doktor olmasını istiyoruz diyorlar. Bunu kürtçe ile değil, hepimizin ortak dili olan türkçe ile diyorlar. Mesela KESK’in yaptığı araştırmalar var. Anadiliniz nedir diye sorduğunuz zaman, Diyarbakır halkının, bölge halkının, (Biliyorsunuz KESK PKK’ye yakın bir örgüttür) vatandaşın yüzde 60-70 Türkçe diyor. Sebebi şu, Kürt ana babadan doğmuş olsa bile toplum içinde en iyi bildiği dil Türkçe. Kürtlerin de en iyi bildiği dil Türkçe. Tarihi sebeplerini tartışmıyorum. Ama Kürtçe devlet kurulmadığı için geçmişinde, bir eğitim geleneği, üniversite geleneği olmadığı için çok gelişmemiş. Bir de parçalar var tabi. Kurmanci, Zaza, soran gibi farklı lehçeler var. Onun için Mazgirt’teki bir Kürt on kilometre ötedeğik bir kürtle farklı konuşuyor ve yine Türkçe konuşuyorlar

“DOĞAL ASİMİLASYON KÖTÜ BİRŞEY DEĞİLDİR”

Hem bahsettiğiniz tablo hem de Kürtlerin bir kısmının sizin tabirinizle ‘biz istemiyoruz’ demesinin altında asimilasyon yatıyor.  Asimilasyona tabi tutulmuş bir zihnin tezahürü bu söylem, bu da gerçeğin bir yanı...

Doğu Perinçek: Doğal asimilasyon kötü birşey değil. Baskı ve zorla bir asimilasyona karşıyız. Örneğin Irak’ta da Kürtler, Talabani bölgesinde konuşulan dil farklı, Barzani bölgesinde konuşulan dil farklı. Ben hatırlıyorum mesela Yurttaşlık Bilgisi Kitabı Barzani bölgesinde Arapçaydı ve o bölgede üniversitede de daha çok eğitim Arapçaydı. Şimdi durum nedir bilimiyorum. Sonuç itiabariyle tarihten kalan bazı problemler var.

“DİYARBAKIR CEZAEVİ’NDE KÜRTÇE ÖĞRENDİM”

Bahsetitğiniz problemlerin tamamı dört ülkenin koyduğu yasaklar ve sınırlardan kaynaklanıyor.

Doğu Perinçek: Doğru, sebeplerini tartışmıyorum ama geldiğimiz noktada özelilkle Türkiye’yi söyleyeyim. Mardin’in Alakuş köyünde, imam geldi. İmam PKK’ye sempati duyan bir insandı. Konuşuyoruz falan, oraya getirdik. Dedim ki ne düşünüyorsun, anadilde eğitim falan olsa. Dedi ki ya benim 4 oğlum var, kızlarım var, ben onların doktor, mimar, mühendis olmasını istiyorum, Türkiye’de önemli yerlere gelmesini istiyorum ve bunun yolu onlara Kürtçe eğitim vermek değil, Türkçe ile onlar ilerleyebilirler. Genellikle bizim Kürt vatandaşlarımız Türkiye’de araştırma yaptığımız zaman, PKK’ye bağlı çok dar bir grup dışında Kürtçe eğitim talebi yok. Ama şunu ayırmak lazım, Kürtçe öğrenmek başka. Kürtçe öğrensin. Ben de biraz Kürtçe bilirim. Demin siz konuşurken de çoğunu anladım. Diyarbakır cezaevinde Kürtçe epey öğrendim. Kürtçe öğrenmek hak ama anadilde eğitim dediğimiz zaman, ilkokuldan başlayıp üniversite sonuna kadar dili kastediyoruz. Onların Türkiye’de önemli mevkilere gelmesi, ilerlemesi, hayatlarını kazanmaları, Türkiye ekonomisinde kazançlar elde etmelerine yararlı değil.

Bütün bu bahsettikleriniz Kürt kimliğinin kimlik olarak savunulmasının önüne konan engellerle ilgili ama Türkiye Kürt kimliğini kabul etti artık.

Öcalan ne yapabilir?

Doğu Perinçek: Öcalan ile Şam Muhaberatı arasındaki ilişkide, Amerika ile ilişkide Amerika onu kullanır. Öcalan Amerika’yı kullanamaz.

Bu günden baktığımızda örgütünün etkinlik alanı itibariyle başarılı bulmuyor musunuz?

Doğu Perinçek: Yok oluyor. Buradan Irak Kürt halkına sesleniyorum. Öcalan yok oluyor. PKK yok oluyor. Birkaç sene sonra PKK diye bir örgüt olmayacak. Bitiyor.

Yorumlar (0)
22°
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 36 63
6. Tottenham 36 59
7. West Ham 36 59
8. Everton 36 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 36 53
11. Aston Villa 36 49
12. Wolverhampton 36 45
13. Crystal Palace 36 44
14. Southampton 36 43
15. Burnley 36 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 36 38
18. Fulham 36 27
19. West Bromwich 36 26
20. Sheffield United 36 20
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 37 83
2. Real Madrid 37 81
3. Barcelona 37 76
4. Sevilla 37 74
5. Real Sociedad 37 59
6. Real Betis 37 58
7. Villarreal 37 58
8. Celta de Vigo 37 53
9. Athletic Bilbao 37 46
10. Granada 37 45
11. Osasuna 37 44
12. Cádiz 37 43
13. Valencia 37 42
14. Levante 37 40
15. Deportivo Alaves 37 38
16. Getafe 37 37
17. Huesca 37 33
18. Elche 37 33
19. Real Valladolid 37 31
20. Eibar 37 30